2021'de İzlediğim En Güzel Diziler - Part 1

Pandemi tüm dünyayı hala kasıp kavurmaya devam etse de, izlemelerden eksik kalmıyoruz çok şükür. Yakın çevrem sağolsun, dizi zevkime güvendikleri için ben de gazlanıp tekeri patlamış kamyon gibi haftada 1 dizi bitiriyorum. Ee yazmayı özlediğim için ara ara buralarda olacağım Romalılar. O yüzden bunu bir seriye bile çevirebiliriz bence. Ne dersiniz?


Tam olarak evet dediğinizi duyar gibiyim, tamam yahu sizi mi kıracağım!

İşte başlıyoruz, Here you go!




Modern Love (Prime Video)

Anna Hathaway bipolar rolüyle muhteşem bir oyunculuk sergiliyor.

Amazon Prime'da izleyecek bir şey bulamayanlar için gelsin ilk önerimiz. The New York Times'ın Modern Love köşesine gelen gerçek hikayelerden uyarlanan dizi, ömrümün sonuna kadar izleyebileceğim içeriklerden birisiydi. Ancak ne yazık ki sadece 8 bölüm. 😔


Aşk ve insan ilişkilerini muhteşem New York semalarından ekrana aktaran dizi de, birbirinden anlamlı hikayeler var. Benim favorilerim 1, 3 ve 5. bölümlerdi. Sımsıcak hikayelerde bazen kendinizi buluyorsunuz, bazen de içinde kaybolup jelibon kıvamına gelebiliyorsunuz. 😍 😍 Mutlaka izleyin.



Ted Lasso (Apple TV+)



Normalde komedi dizisi hiç sevmiyorum ama buna rağmen Altın Küre adayları arasında görünce Ted Lasso'ya şans vermek istedim. Bir de çok sevdiğim bir eleştirmen de bu dizinin insana çok şey katacağını söylemişti. Hakikaten öyleymiş!


Amerikan futbol koçu Ted Lasso, İngiltere Premier Lig ekiplerinden AFC Richmond isimli bir futbol kulübünün başına getirilir, fakat futbol bilgisi yok denecek kadar azdır. Kulübün sahibi Rebecca, eski eşinden intikam almak için kulübü batırmaya yemin etmişken, Koç Ted takıma ve Rebecca'ya bambaşka şeyler öğretmeye başlar.


Konusu futbol gibi görünse de temelde aşırı pozitif bir dizi olduğunu söyleyebilirim. Yerli yerinde mizahı ve duygusal motifleriyle bir çırpıda bitiriyorsunuz, zaten bölümleri de 30 dk. Kendilerine benden tam not!🤗



11.22.63 (Hulu)


Stephen King romanından uyarlanmış bu dizinin başrolünde 2 mükemmel insan; James Franco ve Sarah Gadon var. Zaten diziyi izlemek için Sarah Gadon yeterli bir sebep. Müthiş cilveli bir kadın olduğu için diziye de aşırı yakışmış!! İtiraf edeyim ilk 3 bölüm baygınlık geçirtme seviyelerindeydi ancak sonrası çok sarıyor, zaten sadece 8 bölüm.


Sıradan bir öğretmen olan Jake, bir gün lokanta deposunda bir kapıdan geçerek zamanda yolculuğu keşfeder ve kendisini bir anda 1963 senesinde Kennedy cinayetini çözmeye çalışırken bulur. Jake bu zaman yolculuğu sırasında bir de hayatının kadını Sadie ile tanışır ❤️💋 ve olaylar birden karmaşık bir hale girer.


Kurgu, prodüksiyon ve oyunculuk anlamında şahane bir yapım olduğunu söylemeliyim, ben çok çok sevdim, ayrıca dizideki repliklerden de otursam bir defter doldururum.......


Son dönemde izlediğim ve bayıldığım diziler böyleydi. Hepsi mini dizi ne yazık ki.. Ama 3 saatlik Türk dizilerinden baygınlık geldiği için bunlara bayılacağınızı düşünüyorum.


Umarım yazıyı sevmişsinizdir!


Yine gelin Romalılar, Xoxo.



Son Paylaşımlar

Hepsini Gör