Nesini Bu Kadar Abarttınız? – Budapeşte, Macaristan

10 senedir falan gerek yurt dışına ilk adım atan insan olsun, gerek kısa bir Avrupa turu yapan olsun herkes Budapeşte’ye gidin diyor. E gittik tamam. Ne oldu? Vallahi sıfır abartma; köprü görmek isteyen İstanbul Boğazı’na gitsin abicim. En azından turkuaz renk su görürsün, ihtişamlı yatlar görürsün, uçuşan martılar ve İstanbul çekersin içine mis gibi. Hiçbir cacık yok Budapeşte’de!

Kısa bir baltalamanın ardından gelin biraz daha baltalayalım bu Orta Avrupa şehrini. Öncelikle bu köylüleri Avrupa birliğine alıp da benim cennet vatanımı neden almıyorlar artık çözdüm. Çünkü biz iyi giyiniyoruz, nispeten temiz bir ülkeyiz ve gerçekten sıcakkanlıyız. Budapeşte’ye gittik gideli 2 güleryüz göremedik. 👎👎

Hatta kaldığımız otelde bizle ilgilenen adam bana şu soruyu sorma cüretinde bulundu: “Ee nasıl gidiyor Türkiye’de hayat? Haberlerden pek güzel görünmüyor. Erdoğan’la işler yolunda gitmiyor sanırım. Ama buraya çok fazla Türk turist geliyor, nasıl bu kadar rahat tatil yapabiliyorsunuz?” 😒 Allah’ın köylüsü acaba sen hayatında otelin caddesinden öteye gittin mi de bana bunu soruyorsun? Adama sadece gördüğün gibi çok rahat tatil yapabiliyoruz çünkü biz gayet LAİK bir ülkeyiz dedim 😂 Artık Allah affetsin.

budapeşte zincirli köprü ile ilgili görsel sonucu
Anlata anlata bitirelemeyen üstünden Buda ve Peşte minibüsü geçen zincirli köprü.

Özellikle buradan şunu söylemek istiyorum. Sakın sakın, Avusturya’dan Budapeşte’ye geçmek gibi bir hata yapmayın. İlle de görücem diyorsanız mutlaka önce Budapeşte’yi görün. Çünkü Viyana’dan falan buraya geçince 100 yıl atıyor arada.

Neyse yeterince kötülediğime ve sizi Budapeşte’ye gitme fikrinden soğuttuğuma göre artık ille de gidicem diyenler için görmesi gereken birkaç yeri sıralayabiliriz. Zaten aman aman görülecek bir yeri yok.

Chain Bridge:

 

Buda ve Peşte bölgelerini birbirine bağlayan bu köprü, zaten Budapeşte’nin 2 simgesinden biri. Bu bölge fazlasıyla işlek. Köprüye Peşte tarafından giriş yaptıysanız eğer, karşınızda Buda Kalesini göreceksiniz. Köprüyü fotoğraflamak açısından en uygun yer de zaten Buda Kalesi.

Buda Kalesi: 

Gördüğünüz gibi Budapeşte’nin irili ufaklı kiliseleri efendime söyleyim belediye binalarını falan buraya çıktığınızda manzaramatik olarak kolayca görebiliyorsunuz. Buraya dilerseniz bir parkın içerisinden yürüyerek çıkabilir dilerseniz de finükelere 1700 forint (5.5 euro falan)gibi bir ücret bayılarak çıkabilirsiniz. Turistler genelde yürüyerek çıkıyor ama ben o deneyimi yaşamalıyım derseniz de fiyatımız budur efenim.

Buda Kalesi’nin üstünde şık bir cafe var. Merdivenleri çıktıktan sonra pertiniz de çıkacağı için burada manzaraya karşı biraz keyiflenebilirsiniz. Kalenin arka kısmında da Macaristan Ulusal galerisi ve adını hatırlamadığım bir müze mevcut.

 

Macaristan Parlemento Binası:


Tabii siz Parlemento binasının sürekli shoplanmış resimlerini gördüğünüz için abim kesmez sizi ama olsun ben koycam 😎 Zaten buradan Instagram’a fotoğraf atmayınca Macaristan gördüm sayılmıyorsun dimi? Parlemento binası şehrin Peşte tarafında bulunuyor. Yani uzaktan fotoğraflamak isterseniz Buda tarafına Chain köprüsünden 10 dk yürümeniz gerekiyor efendim. Bana kalırsa binanın bahçeli tarafı daha güzel. Orada da ablamın resmi var bırakıyorum aşağıya😂

 

Burada ben neden çekilmemişim bilmiyorum.

Eğer binanın içini gezmek isterseniz de resmi bir davet olmadığı sürece gezebiliyormuşsunuz ama biz gezmedik. Napıcam devlet binası görüp ya? Bina görmek isteyen Dolmabahçe’ye gitsin.

 

Terör Müzesi – Terror Haza: 

macaristan terör müzesi ile ilgili görsel sonucu
Detaylar için tıklayınız. (http://www.terrorhaza.hu/en)

Heralde Budapeşte’de favorim olan tek yer burası. Eski bir karakol binasını müzeye çevirmişler. Ve oldukça etkileyici bir ortam yaratmışlar. Eğer giderseniz mutlaka ziyaret etmelisiniz. Macar halkının Alman işgali sırasında önce nazilerden daha sonra da Stalin’den gördüğü zararı anlatan bir müze. İçeriye girdiğinizde resmen gerçeği yaşıyorsunuz. 4 kattan oluşuyor. Girişte kocaman bir tank görüyorsunuz, en alt katta ise infaz ve işkence odaları mevcut. Aynı zamanda duvarlarda da katledilen insanların fotoğrafları var. Televizyonlarda ise çeşitli bant yayınlarla olayları izleyebiliyorsunuz. Beni en çok etkileyen kısım, en alt katta bulunan hücreler oldu. Gerçekten çok korkunçtu. Ancak bir insan boyu kadar olan hücrelerde kapılar yüzünüze kapatıldığında nefes bile alabilecek alanınız kalmaz.

Buraya gidebilmek de oldukça kolay yakınlarında bir metro istasyonu mevcut. Giriş ücreti Türk vatandaşlarına 8 euro. AB vatandaşlarına ise 5 euro gibi bir şeydi. Müze geziyorsun ayrımcılığa bak! Yalnız fotoğraf çekmek ve içeriye sırt çantasıyla girmek kesinlikle yasak bilginiz olsun. Emanet kasalarına bırakabiliyorsunuz.

Büyük Kapalı Pazar / Nagyvásárcsarnok: 

Nagyvásárcsarnok) ile ilgili görsel sonucu
Fotoğraf alıntıdır.

Adını okuyabilene pizza ısmarlarım. Budapeşte’nin cehennem sıcağında bir de burayı görelim bakalım neymiş diye gittiğimiz, bir nevi kapalı çarşı olan bu yerde gündelik alışverişinizi yapabileceğiniz cinsten envayi çeşit ürün bulunuyor. İster kahvaltılık ürünler, ister dikiş nakış ürünleri, isterseniz de meyve sebze gibi şeyler satın alabilirsiniz. Yalnız biz içeride 10 dk’dan fazla kalamadık zira yoğun domuz eti kokusu bizi bitirdi. 🙄 Pek hoşlandık diyemem.

 

İşte bizim gezip gördüğümüz yerler bu şekildeydi. Ben de hiçbir etki uyandırmasa da Avusturya’ya ya da Slovakya’ya giden kişilerin yakın mesafeden dolayı görmeyi tercih ettikleri bir şehir burası.  Bir daha gider miyim, herhangi bir iş güç olmazsa gitmem. Ayrıca Budapeşte’de birçok evsiz ve hastalıklı sokak insanı yaşamasından ötürü şehirde çok kötü bir koku hakim. Özellikle toplu taşımalarının çok çok eski olmasından kaynaklı olarak konforlu bir ulaşım da sağlayamıyorsunuz. Ülkenin fakir olduğunu ve turizmden gelen paranın onlar için çokça önemli olduğunu ayak bastığınız dakikada anlayacaksınız zaten.

Budapest

Budapeşte ile alakalı ufak tefek bilgilendirmeler yapmam gerekirse;

Para Birimleri: AB’de olmalarına rağmen euro kullanmıyorlar. Para birimleri forint. 1 euro 300 forint falan ediyor. 30’a bölerek hesaplama yapabilirsiniz.
Ne zaman gidilir?: Ben Haziran’da gittim ama iyi bir dönem sayılmaz. Çok sıcaktı. Bu nedenle Sonbahar’da ya da İlkbahar’da gidilebilir.

Yemek muhabbetleri: Açıkçası biz pek damak zevkimize göre bir şeyler bulamadık. Akşamları KFC, subway gibi yerlerden faydalandık. Menüler 2000 forint falandı. Sabahları ise marketten meyve suyu, kuruvasan, peynir gibi ürünler alarak otelin lobisinde kahvaltı ettik.

Harcamaları örneklemek gerekirse;


Su: 1 euro (market)
Kahve: 3-4 euro

Bira: 60 cent, 2 euro arası (market) – 2-3 euro (restoran)

Tatlı: 6,7 euro

Normal restoranlarda yemek: 13-14 euro

İyi bir şehir hamburgeri önerisi: Bamba Marha Burger (http://www.bambamarha.hu/) Menü fiyatı içecekle beraber 8 euroya falan geliyor ama aşırı leziz bir hamburger yiyeceğinizden şüpheniz olmasın.

Yolculuk ücretleri: Biz günlük ulaşım bileti almayı tercih ettik. 1700 forint falandı. Sınırsız olarak tüm araçlarda kullanabiliyorsunuz. Adamlarda herhangi bir turnike sistemi yok bu arada, ama kontrol edilmiyoruz sanmayın metro girişlerinde güvenlik abiler duruyor onlara biletinizi gösteriyorsunuz, öyle geçebiliyorsunuz bineceğiniz alana bence çok komik 😂😂

Ne kadar kalmalıyım, ne kadar harcarım?: 2 gün yeter. Maximum 150 euro harcarsın.

 

 

Okuduğunuz için çok teşekkürler!

Zeynep💓

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir