Katili Bulucam Diye Delirten Filmler Listesi

Hellooooo Fellllassss!

En son ne zaman güzel bir seri katil&dedektif filmi izlediğimi vallahi hatırlamıyorum. Ama bir 4 yıl falan olmuştur heralde. Geçen gün acaba izlediklerimi yeniden mi izlesem diye düşünürken, en iyisi ben bir liste yapayım da insanlar da faydalansın dedim. Bence iyi de ettim. İşte benim için tüm zamanların izlenmesi gereken ser katil filmleri. Zeynepsel Bir’şeyler gururla sunar!

Se7en / Yedi

Brad Pitt ve Morgan Freeman gibi 2 ustayı buluşturan harika bir gerilim. Hıristiyan inanışına göre 7 ölümcül günahı işleyen kişileri tek tek öldüren bir seri katili konu edinen filmde, yer yer dini motifleri yer yer ise Amerikan kültürünü izliyoruz. Film vizyona girdiği dönemde 14.000.000 dolar gibi mükemmel bir açılış yapmış ve uzun süre beyazperde’de oynamaya devam etmiştir.Özellikle sürpriz finali ile uzun süre hafızanızdan silinmeyecek bir yapım.

The Oxford Murders / Oxford Cinayetleri

Yüzüklerin Efendisi serisinin başarılı oyuncusu (serinin hiçbir filmini izlemedim 🙂 Elijah Wood başrolünde yer alıyor. Film adından da anlayacağınız üzere Oxford üniversitesi’nde geçiyor. Matematik profesörü hocası ile sürekli semboller ve sayılar üzerinde çalışan Wood tam kafayı yemek üzereyken birden kendilerini bir cinayetin ortasında bulurlar. Genel olarak aklın sınırlarını zorlamaya davet ettiren bu yapım benim listemde yer bulmayı hakediyor.

The Frozen Ground / Karanlık Cinayetler

Ben galiba bu filmden sonra çok az iyi cinayet filmi izledim. Kesinlikle en en favorim olanlardan birisidir! Nicolas Cage’i dedektif rolünde görmekten asla bıkmam sanırım 🙂 2013 yapımı bu film gerçek olaylara dayanıyor. İşte bu da bir filmi izlenilir kılan en güzel şey. Kaçırdığı 24 kadını da farklı yollarla öldüren bir seri katilin elinden kurtulan son kurbanı ile- Alaska’daki son görev gününde ona yardım etmeye çalışan bir dedektifin öyküsünü izliyoruz. İzlerken Alaska2nın soğuğuna mı yoksa katile mi küfretsem bilemediğim bu mükemmel filmi bir Pazar gecesi değerlendirmenizi öneririm.

Prisoners / Tutsak

Hugh Jackman ruh hastası bir manyağı oynasa nasıl olurdu acaba diye günlerce düşündüğüm, etkisinden uzun süre çıkmadığım harika bir film. Şükran gününü komşularıyla birlikte kutlamak için bir araya gelen 2 ailenin çocuklarından birisi kaybolur. Saatler ilerledikçe hiçbir sonuç gelmez ve artık çocuklarının kaçırıldıklarından emin olan aile polisi başvurur. Dedektif olarak göreve atanan Jake Gyllenhaal ise olayın yaşandığı gün sokakta park halinde olan bir kamyoneti farkeder ve kamyonet üzerinden soruşturmayı başlatır. Dedektifin yöntemini beğenmeyen Hugh Jackman ise adaleti kendisi sağlamaya çalışır.

Cry_Wolf / E-katil

Owen isimli bir lise öğrencisi bir önceki okulundan disiplinsizlik nedeniyle kovulmuştur. Yeni okulunda ise daha akıllı olacağına söz vermişken kendisini birden okulun en belalı grubunun içinde bulur. Okulda genç bir kız ölü olarak bulunur. Owen ve arkadaşları bu olayı şakaya dökerek, Kurt adında yakın zamanda bir cinayet işlemiş ve bunu tekrarlamayı planlayan bir katil yaratırlar. Bu söylentiyi tüm okula yayarak kampüsün bile sınırlarını aşmasını sağlarlar. Kurt zamanla okulda cinayetlerine devam eder ve olayın gerçek mi yoksa şaka mı olduğu anlaşılamaz. Owen kendisini yine zor bir durumun içinde bulur.

Zodiac

David Fincher bence kafayı yemiş, harbiden! Yani bu filmler başka türlü çekilemez çünkü. Olay San Francisco sınırlarında geçiyor efendim. SF polisi bir seri katil tarafından şifrelenmiş mektuplar alıyor ama hiçbir şey anlamıyorlar. Katilin ilk başta onlarla dalga geçtiğini düşünüyorlar fakat takıntı haline getirdikleri için bu işin peşine düşüyorlar. Filmde katili hiçbir zaman görmediğiniz için önce tırnaklarınızı yiyorsunuz sonra siz de onlarla beraber çözebilmek için deliriyorsunuz. Sürükleyiciliğinden son derece emin olduğum bu filmi mutlaka izleyin.


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir